Genel Türk tarihi alanındaki bilimsel araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, şu ana kadar bilinen ve Türk adının geçtiği en eski yazılı kaynağın görüntüsünü resmi X hesabında paylaştı.

Prof. Dr. Taşağıl’ın paylaştığı sayfa, Çin’in resmî tarih külliyatından biri olan Zhou Shu (Çou Şu / Chou Shu) adını taşıyor. 7. yüzyılda tamamlanmış olan bu eser Batı Wei (535–557) ve Kuzey Zhou (557–581) hanedanlarının tarihini anlatıyor. Eserin 27. bölümünde M.S. 542 yılına ait bir olay aktarılıyor ve burada “Türk” (Çince Tujue 突厥) adı ilk kez belgelerde yer alıyor. Kayıt, Türklerin Çin kaynaklarında sahneye çıkışını temsil ediyor.
“Ashina, Gaochang’ın kuzeyinde gri dişi kurttan doğan on oğuldan biriydi. Atası Suo ulusundan bir adam, annesi kurt tanrıçasıydı. Türkler bayraklarında altın kurt başı kullanır, askerlerine ‘Fuli’ (Çincede kurt) der, kökenlerini unutmaz.” (Kaynak: Vikipedi)
Çin Tarihinde İlk Türk Tasviri
Zhou Shu, erken dönem Türklerin Çin ile temaslarını, İpek Yolu ticaretindeki rollerini ve bozkır kültürünü ayrıntılı biçimde aktarıyor.
Metinde, Türklerin Altay Dağları güneyinden ya da Hunların (Xiongnu) kuzeyinden geldikleri, keçeden çadırlarda yaşadıkları, et ve sütle beslendikleri, atlı göçebe yaşamına hâkim oldukları ifade ediliyor. Başlangıçta Rouran (Juan-juan) hâkimiyetinde “demirci köleler” olarak anılan Türklerin, kısa sürede siyasi ve askerî açıdan bağımsızlaştığı vurgulanıyor.
Köken Efsaneleri ve Töreler
Eserde, Türklerin kökenine dair kurt efsaneleri önemli yer tutuyor. En bilinen hikâyede, savaş sonrası yaralı halde kalan bir çocuk dişi kurt tarafından kurtarılır; bu birliktelikten doğan soyun, zamanla Göktürk boylarını oluşturur.
Metin, ayrıca Türklerin kurt başlı sancaklar kullandığını, on boydan oluşan topluluk sistemine sahip olduğunu ve her yıl atalarının mağarasında kurban törenleri düzenlediklerini anlatır. Bu gelenekler, Türklerin hem siyasi hem de kültürel bütünlüğünü koruyan önemli unsurlar olarak aktarılır.
Göktürk Kağanlığı’na Giden Yol
Kayıtlar, 552’de Bumin Kağan önderliğinde kurulan Göktürk Kağanlığı’nın arka planını anlamak için büyük bir öneme sahiptir. Yazar, Göktürklerin bozkırda güçlenerek Selenge’den Amu Derya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada hâkimiyet kurmasının temellerini açıklar. Çin kaynaklarındaki bu bilgiler, Türklerin uluslararası siyasette yükselen bir güç olarak görülmeye başladığı dönemi belgelemektedir.
Orhun Kitabeleri ile 200 Yıllık Zaman Farkı
Türk tarihinin kendi diliyle yazılmış en önemli eserleri olan Orhun Kitabeleri, 8. yüzyılın ilk yarısında, Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk adına dikilmiştir. Zhou Shu’daki kayıtlar ile Orhun yazıtları arasında yaklaşık iki asırlık bir zaman farkı bulunur.
Orhun Kitabeleri, Türklerin kendi bakış açısından devlet anlayışını, halkına öğütlerini ve tarih bilincini yansıtırken Zhou Shu dış bir gözlemcinin aktardığı bilgilerle Türklerin dış dünyadaki algısını gösterir.